|
Servet TAS tarafından yazıldı
|
|
Çarşamba, 16 Kasım 2011 18:30 |
|
Kutsal bir Hindu metninde anlamlı bir hikaye anlatılır. Olaylar sonsuz bir çölde başlar. Tanrı ile Narada adlı bilge yan yana yürürlerken gözleri engin boşluğa dalar. Bir süre sonra Narada Tanrı'ya dönüp sorar: 'Ey yüce Tanrım, bu dünyanın ve orada yaşayan bütün yaratılmışların hayatının görünümlerinin ardındaki sır nedir?' Tanrı gülümser ve susar. Yola devam ederler.
|
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 16 Kasım 2011 18:31 )
|
|
|
Servet TAS tarafından yazıldı
|
|
Çarşamba, 16 Kasım 2011 11:39 |
|
Zen’in amacı ve Zen’in çıkış nedeni olan aydınlanma kendiliğinden geliverir. Bir bakarsınız yoktur, ama bir de bakmışsınız, orada durmaktadır. Gene de fiziksel insanın zaman öğesi içindeki ilerleyişi, çamurlu bir yolda gerçek yaradılışını sırtlamış, ayaklarını sürüye sürüye yürümesine benzer. İşte Zen de uzlaşmak, adım adım aydınlanma katına yaklaşan ayrımsama aşamalarını tanımak zorundadır.
|
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 16 Kasım 2011 11:42 )
|
|
Servet TAS tarafından yazıldı
|
|
Pazartesi, 19 Eylül 2011 12:47 |
Birçok Zen ustaları bu Satori yaşantısını «Gatha» adı verilen dörtlükler içinde dizelere sığdırmaya çalışmışlar. Biz buraya bu Zen ustalarının değil de, Zen'e yabancı ama Satori yaşantısıyla içli dışlı olmuş bir Türk şairinin, Nazım Hikmet'in bir şiirini koyuyoruz; Bugün Pazar Bugün beni ilk defa güneşe.çıkardılar Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak, Bu kadar mavi, Bu kadar geniş olduğuna şaşarak Kımıldamadan durdum. Sonra saygıyla toprağa oturdum, Dayadım sırtımı duvara. Bu anda ne düşmek dalgalara, Bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım. Toprak, güneş ve ben... Bahtiyarım...
|
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 19 Eylül 2011 12:47 )
|
|
|
Servet TAS tarafından yazıldı
|
|
Pazar, 13 Kasım 2011 15:18 |
|
Hindistan'lı bir hoca öğrencilerine şöyle söylemiştir: "Eğer her anınızı tüm düşüncelerinizi ve hareketlerinizi iyiliğe çevirmek için harcarsanız her anını kötülük için harcayan bir insan kadar aydınlanmadan uzak kalırsınız." Bu söz şaşırtıcıdır, çünkü hepimiz iyiliği ve Tanrı'yı aynı kefeye koymak gerektiğini biliriz, ancak burada iyiliğin gücü hala karmiktir. İyi amellerin ödülleri olduğu kadar kötü amellerin de cezaları vardır. Peki ya hiçbir ödül istemiyorsanız ve sadece özgür olmayı arzuluyorsanız? Bu, Budistlerin nirvana adını verdikleri bir durumdur. Unutma manasına gelen nirvana, pek çok kişi tarafından yanlış anlaşılmaktadır.
|
|
Son Güncelleme ( Pazar, 13 Kasım 2011 15:19 )
|
|
Servet TAS tarafından yazıldı
|
|
Salı, 28 Haziran 2011 12:04 |
|
Hırsız bakınıyordu ve hiçbir şey olmadığını görüp şaşırdı. Ve, ansızın elinde bir mumla gelen adamı gördü. "Karanlıkta ne arıyorsun? Neden beni uyandırmadın? Tam ön kapının yakınında uyuyordum ve sana tüm evi gösterebilirdim," dedi adam. Ve o kadar basit ve masum görünüyordu ki, sanki hiç kimsenin hırsız olabileceği aklına bile gelmiyormuş gibiydi. Böylesi bir masumiyet ve basitliğin karşısında hırsız, "Belki de benim bir hırsız olduğumu bilmiyorsunuzdur," dedi.
|
|
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 > 8 |